"Enter"a basıp içeriğe geçin

AB ile sağırlar diyaloğu! AB, FETÖ’ye ‘terörist’ diyemedi

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ile AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi / AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ve Komşuluk Politikaları ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Komiser Johannes Hahn, Ankara’da Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantının sonuçları şöyle gelişti;

TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİK SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Toplantının en olumlu sonucu, AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin gerek Türk medyasında, gerekse uluslararası medyada yapılan ‘Türkiye’nin üyelik süreci yerine, stratejik ortaklık gündemde” spekülasyonlarına son verecek deredece açık bir açıklama yapması oldu. Yüksek Temsilci, “Türkiye AB’ye aday ülkedir” dedi, ilişkilerin geliştirilmesini istediklerini ifade etti.

İLGİLİ HABERTürkiye ve AB, İran konusunda mutabık kaldıTürkiye ve AB, İran konusunda mutabık kaldı

Ancak Çavuşoğlu buna karşılık, AB’nin söz verdiği üyelik müzakere fasıllarını bile açmadığına vurgu yaptı. Türkiye’nin AB ile göç anlaşmasını imzalarken, AB tarafının da beş yeni müzakere başlığı açmaya söz verdiğini söyleyen Çavuşoğlu, ancak bu kararın bir kaç ay sonra “Türkiye ile hiçbir müzakere başlığı açılmayacak” şeklinde değiştiğini hatırlattı. Çavuşoğlu, AB tarafını “çifte standart uygulamakla” suçladı.

AB’DEN PKK İLE MÜCADELEDE İŞBİRLİĞİ SÖZÜ GELDİ; FETÖ’DEN SADECE TÜRK TARAFI BAHSETTİ

Görüşme sonrasında yapılan ortak açıklamada, PKK, DHKP-C, IŞİD gibi terör örgütleri tek tek, isimleriyle sayılarak, bunlara karşı ortak mücadele edileceği vurgulandı. Ancak AB, FETÖ terör örgütü konusunda her hangi bir mücadele sözü vermedi. FETÖ konusunu ortak bildiriye, isim vermeden, Türk tarafının istediği bir cümle ile taşındı. Bildiriye, “Türk tarafı ayrıca 15 Temmuz darbe girişiminin faillerinin Türk makamlarınca terörist olarak addedildiğinin altını çizmiştir” dedi.

Bu diplomatik ifade ile, AB’nin ortaya bildiriye “FETÖ’nün isminin” koyulmasına, bu örgütün “terör örgütleri” içinde anılmasına karşı çıktı, 15 Temmuz darbe girişiminin failleri için ise “terörist” tanımını kullanmaktan kaçındığı resmen kayıtlara geçirilmiş oldu.

Yine PKK’nın Suriye kolu olan ve Türkiye’de resmen terör örgütü statüsünde bulunan PYD-YPG konusunda da AB’nin herhangi bir taahhüt altına girmek istememesi dikkat çekti.

OSMAN KAVALA VE DİĞER GÖZALTILAR / TUTUKLAMALAR

Toplantıda AB tarafı, başta Osman Kavala olmak üzere, sivil topluma yönelik adli makamların talimatıyla yapılan gözaltı ve tutuklamaları eleştirdi. AB’nin genişlemeden sorumlu Komisyon üyesi Johannes Hanh bu konuyu basın toplantısında açık ifadelerle dile getirerek, “Akademisyenlerin, insan hakları savunucularının geçen hafta karşılaştıkları duruma karşı demokratik çalışmaların devam etmesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz” dedi. Hanh, adli kovuşturma ve yargılamaların “masumiyet karinesi” dikkate alınarak yapılması gerektiğini de syleyerk, “gazeteciler ve sivil toplumun önemli işlevlerini yeri getirebilmeleri gerekir” dedi.

Çavuşoğlu ise basın toplantısında, Gezi’yi “hükümeti devirmek için girişim” olarak nitelendirerek, doğrudan Hanh’ın eleştirilerine yanıt verdi. Çavuşoğlu, “Sivil toplum örgütünün görevi, demokrasiyle seçilmiş hükümeti devirmek için ‘yaptım’ diyen kişileri, AB’nin demokrasi diye savunması demokrasi değildir. Bunu Hahn’a hatırlatmak isterim” diye konuştu.

İLGİLİ HABERAB'den kritik açıklama: Prensipte anlaştıkAB'den kritik açıklama: Prensipte anlaştık

Türkiye’de insan hakları ve güçler ayrılığına ilişkin eleştiriler, görüşmelerden sonra yayınlanan ortak bildiye şu diplomatik ifadelerle geçirildi; “AB tarafı, Genel İşler konseyi kararlarına ve izellikle Türkiye’nin daha ziyade AB tarafından kınanan 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden kaynaklanan hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanındaki mevcut gelişmeleri tersine çevirecek kararlı adımlar atma ihtiyacına atıfta bulundu. İşleyen demokrisinin önemli unsurlarından biri olan kapsayıcı ve açık bir sivil toplumasağlanan alanı genişletmek ve korumak için işbirliği yapacağız.”

“DEMİRTAŞ KONUSUNDAKİ AİHM KARARI UYGULANMALI”

AB’den gelen bir başka açık mesaj ise, HDP’nin halen tutuklu olan eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “serbest bırakılmalı” kararı konusunda oldu. AB Yüksek Temsilcisi Mogherini bu konuda çok açık konuştu ve Türkiye’nin AİHM kararına uyması gerektiğini güçlü ifadelerle kayıtlara geçirdi. Mogherini, “Demirtaş konusunda AİHM kararı yerine getirilmeli. Bu önemli bir AB duruşudur. Mahkeme tarafından verilen kararın geçerli olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

VİZE MUAFİYETİ

Türkiye’nin vize muafiyeti konusunda AB tarafı, ortaya konulmuş olan 72 şartın tamamının yerine getirilmesinin şart olduğunu söyledi. Çavuşoğlu ise bu şartlardan 68’inin tamamlandığını, sadece geriye 6 şartın kaldığını vurguladı. Görüşmeler sonunda yayınlanan ortak bildiride ise, kalan şartlar konusunda “müzakerelerin süreceği” mesajı verilmekle yetinildi, ancak herhangi bir takvim ya da tarih koyulmaması dikkat çekti.

GÜMRÜK BİRLİĞİNİN GENİŞLETİLMESİ “BAŞKA BAHARA…”

Türkiye’nin olumlu baktığı, ancak başta Almanya olmak üzere pek çok AB ülkesiin koyduğu veto nedeniyle bir türlü gerçekleştirilemeyen Gümrük Birliği’nin genişletilmesi konusunda da hiçbir olumlu gelişme ortaya çıkmadı. Ortak bildiride, “Gümrük Birliği’ninişleyişinin iyileştirilmesi ve güncellenmesi için koşullar elverdiği anda çalışmaya karar verdik” denildi.

MÜLTECİLER

Çavuşoğlu: AB’den henüz 1,7 miyar Euro geldi… Çifte standartlar ve iki yüzlülük sebebiyle Avrupa Birliği bizim gözümüzde güvenilmeyen bir kaynak.

Hahn: İki gün önce bir karar verildi. Harcamayı görmek gerekiyor. Nerede ne şekilde kullanacağız bunu görmemiz gerekiyor. Para hızlı bir şekilde harcandı denilmekte. Avrupa Sayıştayı bizi bazı konularda eleştirmektedir.

Mogherini: Çifte standart yok beğenin ya da beğenmeyin Avrupa Birliği’nden daha güvenilir bir ortak bulmanız mümkün değil.

Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog’da Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin altının çizildiği vurgulanan açıklamada, “Aramızdaki dürüst ve açık diyaloğu sürdürmek, ortak sınamalarımıza cevap bulmak ve ortak çıkarlarımızın bulunduğu önemli alanlarda iş birliği yapmak için her iki tarafın gündemlerinde en üst sıralarda bulunan konuları ele alma kararlılığımızı yineledik.” değerlendirmesinde bulunuldu.

SON GELİŞMELER ELE ALINDI

Açıklamada, Türkiye’nin katılım sürecinin Türkiye-AB ilişkilerinin sahip olduğu potansiyeli tam olarak ortaya çıkarmak ve Türkiye’deki ekonomik, siyasi ve sosyal reformlar açılarından önemli bir çerçeve teşkil edebileceği belirtilirken, bu çerçevede, siyasi kriterler ve Müzakere Çerçevesi dahil son gelişmeleri, tematik konulardaki iş birliğini, ekonomi, ticaret ve gümrük birliği, güvenlik, mali iş birliği (IPA), enerji, göç, vize serbestisi ve terörle mücadele konularının ele alındığı ifade edildi.

“DİYALOG VE İŞ BİRLİĞİNİN ÖNEMİ HUSUSUNDA MUTABIK KALDI”

Reform Eylem Grubu (REG) toplantılarının yeniden başlamasının memnuniyetle karşılandığı vurgulanan ortak açıklama, şöyle devam etti:

“Türk tarafı, AB’ye katılım yönündeki bağlılığını ve 29 Ağustos 2018 tarihli REG toplantısının ardından yapılan basın açıklamasında yer aldığı üzere, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında hızlı bir şekilde reform gerçekleştirme konusundaki kararlılığını yineledi. Avrupa Konseyi’nin standartları ve AB normları, bahse konu reformlar için bir çıpa işlevi görecektir. Yargı Reform Stratejisinin güncellenmesine dair devam eden çalışmalar ve AB’nin olası katkıları görüşüldü. Her iki taraf, Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi ile devam eden diyalog ve iş birliğinin önemi hususunda mutabık kaldı. Adalet Bakanlığı ile Avrupa Konseyi arasındaki gayri resmi çalışma grubunun devamından duyulan memnuniyeti not etti.”

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir